GenelHaberlerManşet

Avrupa e-Mobilite Pazarında Mevcut Durum, Zorluklar ve Polonya Örneği

Polonya E-Mobilite Derneği (PSPA) Başkanı ve AVERE (European Association for Electromobility) Başkan Yardımcısı ile yaptığımız söyleşi / Küresel otomotiv sektörü, karbon nötr hedefleri doğrultusunda köklü bir elektrikleşme sürecinden geçmektedir. Avrupa Birliği (AB) genelinde uygulanan mevzuatlar ve emisyon standartları, üreticileri ve üye ülkeleri sıfır emisyonlu ulaşıma zorlamaktadır. Bu süreçte Orta ve Doğu Avrupa pazarlarının adaptasyon hızı ile Batı Avrupa arasındaki farklar dikkat çekmektedir.

Polonya Pazarındaki Büyüme ve Niceliksel Gerçekler
Polonya’da 2016 yılından bu yana elektrikli araç sayısı 240 kat artarak 152.000 adede ulaşmış olsa da, ülkedeki 20 milyonluk toplam araç parkı göz önüne alındığında elektrikli araçların payı %0,7 seviyesindedir. Toplam yeni araç tescillerindeki %4,7’lik elektrikli araç payı, %20 olan Avrupa ortalamasının oldukça gerisinde kalmaktadır.

Ağır Ticari Araçlarda Elektrikleşme Çıkmazı
Polonya, 846.000 adetlik filosuyla Avrupa’nın 3. büyük kara taşımacılığı pazarını elinde tutmakta; sektör ülke GSYH’sinin %8’ini temsil etmektedir. Polonya hükümeti, filoyu elektriklendirmek amacıyla araç alımı, şarj altyapısı ve şebeke bağlantıları için 1,5 milyar Avro (6 milyar PLN) tutarında teşvik paketi açıklamıştır. Ancak, dizel araçlara yönelik Otoyol Geçiş Ücreti (Eurovignette) düzenlemelerinin gecikmesi sebebiyle Toplam Sahiplik Maliyeti (TCO) avantajı sağlanamamış ve firmaların elektrikli kamyonlara olan talebi yetersiz kalmıştır.

Sektörün Karşılaştığı Temel Engeller

Farkındalık ve Lobiler: Fosil yakıt ve e-yakıt lobilerinin oluşturduğu dezenformasyon ve kamuoyundaki farkındalık eksikliği dönüşümün önündeki en büyük engeldir.

Yanlış Sübvansiyon Politikaları: Enerji krizleri döneminde Avrupa devletlerinin elektrikli ulaşım yerine fosil yakıt fiyatlarını sübvanse etmesi dönüşüm hızını yavaşlatmıştır.

Sonuç ve 2035 Vizyonu
2035 yılı itibarıyla yeni binek araç satışlarında %100 sıfır emisyon hedefi geçerliliğini korumaktadır. Başarılı bir dönüşüm için sadece araç teşvikleri değil; şarj altyapı standartları (AFIR), vergi/otoban avantajları ve düzenleyici denetim mekanizmalarının entegre bir şekilde uygulanması gerekmektedir.